Merkezi ve Otonom Sinir Sistemi Nedir?
Sinir Sistemi Nedir?

Sinir sistemi, beyin ve omurilikten ibaret merkezi sinir sistemi, periferik (çevresel) sinir sistemi ve sempatikle parasempatik sistemlerden oluşan otonom sinir sistemine ayrılır.

Merkezi Sinir Sistemi Nedir? 

Kafatası içinde bulunan beyin, serebrum, serebellum (beyincik) ve beyin sapından ibarettir.

Omurilikle beyin, çok uzun uzantıları olan ve nöron adını alan sinir hücreleriyle, destek doku olan nöroglia hücrelerinden yapılmıştır. Merkezi sinir sisteminin ağırlığı 1.5 kg.'dir. Yapısı çok karmaşık olup, bu arada ayrıntılara girilmeyecektir; bu gerçekten, uzmanların konusudur. 

Kabaca bir tanımlamayla, beyin, uyanıklılığın merkezi ve vücudun hayati fonksiyonlarının sinirsel impulslarının vericisidir. Beyin yıkıldığı zaman, kişi yaşayamaz. Bu gerçek, suni kalplerin, akciğerlerin, böbreklerin kullanılması ve organ naklinin kabil olabilmesinde, çok önemlidir.

Uyanıklığın esası ve davranışın felsefî anlamı çok az bilindiğinden, merkezi sinir sistemiyle ilgili buradaki yazı basitleştirilmiş temiyle ilgili buradaki yazı basitleştirilmiş ve görgü verilerine dayandırılmıştır.

Anatomi

Beynin, gri renkte bir dış kabuğu (korteks) vardır. Bu kabuk, beynin esas yapısını teşkil eden ak maddeyi kaplamak ta ve içinde, derinde gömülü olarak, bazal ganglionlarla, talamusu bulundurmakta dır. 

Bu yapılar, birbirleriyle ve korteksle karmaşık irtibatlı, geniş gri madde alanlarıdır. Beynin tüm yapısı, beyin yarı kürelerinden ibarettir. Bunların altından, beyin sapı çıkar ve beyin sapının arkasın da, serebellum (beyincik) bulunur. 

Beyin sapı, omurilikle devamlıdır. Kabaca bir deyimle, beyin yarı kürelerinin korteksi, bir ceviz içinin yüzeyi gibi girintili çıkıntılı olduğundan, yüzey alanı, görüldüğünden fazladır ve içinde hücreler bulunur. Ak maddeyse, bağlantı lifleriyle, destek dokusundan ibarettir. 

Beynin içinde, normalde beyin-omurilik sıvısıyla dolu olan boşluklar, ventriküller vardır. Bu sıvıyı, ventriküller içinde bulunan ufak kan damarları kit leleri (koroid pleksuslar) yapar. Her bir beyin yarı küresi içinde, iki yan ventrikül, bunların arasında ve altında, üçüncü ventrikül bulunur. 

Üçüncü ventrikül, yan ven triküller ve altta, Aqueductus Sylvii adını alan bir geçit aracılığıyla, orta çizgi üstün de bulunan dördüncü ventrikülle irtibatta dır. Dördüncü ventrikülden çıkan beyin omurilik, sıvısı, beyin yüzeyindeki ve altta, omuriliğin, araknoid altı boşluğuna akar.

Beyni, dura, araknoid ve pia adını alan üç zar kaplar. Karotis arteriyle, vertebral arterler birleşip, beynin altında, Willis poligonu adını alan bir halka teşkil ederler ve beynin kanlanmasını sağlarlar. Bu poligon aracılığıyla, başlıca beyin arterleri arasında iliş ki kurulur. Beyin venaları, dura'daki, venöz sinir adını alan, büyük venöz boşluklara boşalır. Bu sinuslar, kanı kafatasının dışında, boyundaki iç jügüler venlere sevk eder.

Beyin sapından, 12 kranial sinir, omurganın içindeki omurilikten de, vücudun her bölgesine dağılan 31 çift mikst sinir çıkar.

Görevi

Derideki duyu organları, kas ve eklemler, iç organlar, görme, işitme, koku alma organları uyarıldığında, bunlardan kalkan impulslar, hissi sinirlerle, omurilik ya da kranial sinirler yoluyla, beyne iletilir. Bazı impulslar, henüz kısmen anlaşılmış olaylara dayanır ve bilinçlidir; diğerleri de, bilinç düzeyine çıkmaksızın, refleks mekanizmaları uyarır. (Refleks yollar, yani hissi ve motör sinirler arası bağlantılar, omurilikte ve beyinde bulunur). 

Sonuç olarak, hissi sistemi etkileyen uyarılar, bilinçli ya da bilinçsiz olan, görülebilen, hareketleri doğurur. Motör sinirlerin geri taşıdığı uyarılar da, kasları harekete geçirir ya da durdurur. İlkel bir organizmada, olay oldukça açıktır; organizmaya dokununca, hareket eder. 

Fakat, insanın kompleksliğin den ötürü, bu mekanizmaları anlatma ya yarayacak çeşitli teoriler vardır. Her şeye rağmen, beyni, birden fazla düzeyde çalışır kabul etmekte yarar vardır: Alt ya da eski beyin, vücudun mekanik ve vejetatif fonksiyonlarını ayarlar; üst ya da yeni beyinse, entellektüel faaliyetin merkezidir. Beyin yarı küreleri, entellektüel fonksiyon için gerekli, orta beyinle beyin tabanıysa, yaşam olayı için elzem kabul edilebilir. Beyin yarı kürelerinin esaslı bir görevi, eski beyni kontrol etmektir.

Otonom Sinir Sistemi Nedir?
Merkezi ve Otonom Sinir Sistemi Nedir?

Motor ve hissi periferik sinir sistemi şeması. Kol ve lomber sinir ağlarına girmeyen sinir ler, kesik gösterilmekle birlikte, gerçekte vücudun ön kısmına doğru devam ederler. Arkadaki dallar, omurga kasları ve bunların üs tündeki deriye dağılır.

Bu, otonom sinir sistemi şeması, organların bu iki sistemden nasıl dallar aldığını göstermektedir. Parasempatik sinirler, orta beyin, medulla ve sakrum bölgelerinden çıkar, sempatiklerse, on iki göğüs ve ilk üç lomber segmentlerden dağılır. 

Parasempatik liflerin tümü, sinirlenen organın yakını ya da üstünde bulu nan ganglionlarda, bağlantı yapar. Sempatik liflerse, omurga yakınında bulunan büyük merkezsel ganglionlarda bağlantılarını yaparlar. Parasempatik ve sempatik sistemler, bir ara da, organizmanın bilinç düzeyinde bulunma yan faaliyetini düzenler.

Otonom Sinir Sistemi Nedir?

İç organlar, kan damarları ve bezlere doğru ya da bu yapılardan öteye impulsları taşıyan sinir sistemidir. Anatomi ve fonksiyona göre, iki kısma ayrılır: Sempatik ve parasempatik sistemler. Parasempatik sinirler, merkezi sinir sisteminin baş ve kuyruk bölgelerinden çıkar (kranial ve sakral sinirler aracılığıyla) ve bütün vücuda yayılır.

Merkezi Sinir Sistemi Nedir?
Merkezi ve Otonom Sinir Sistemi Nedir?

Sempatik sinirlerse, omurilikten, ilk göğüs ve üst bel bölgeleri arasından çıkar. Sempatik lifler, omuriliğin her iki yanında, bir ganglionlar (ya da bağlantı odakları) zincirini yapar ve bu bağlantı merkezlerinden sinirler, derideki ter bezleri, kıl dibi kasları, kalp, akciğerler, bağırsaklarla vücudun diğer iç organları ve kan damarlarına dağılır. 

Her iki sistem de beyin kontrolündedir, fakat bunların merkezsel bağlantıları tam anlaşılmış değildir. Sempatik sistem, vücudu hareke te hazırlar; kas ve bağlantılarını sertleştirip, kanlanmayı artırır. Parasempatik sistem ise, tam aksini yapar. Bu sistemi, yemek sonrası saatlerindeki ihtiyar bir adama benzetirler; uyuklayan, yavaş hareketli, horla yan bir insana.

Beynin başarılı bir modeli yapılamamış tir. Aktivitesine daima elektrik potansiyel değişiklikleri eşlik etmekle beraber, bu beynin elektrikle işlediği anlamına gelmez ve beyni, telefon sistemi ya da elektronik he sap makinelerine benzetmekle, faaliyeti tam anlaşılmış olmaz. Genellikle, beyni fizyolojik dan anlamak isteyenler, onu "biyolojik kompüter" diye tanımlar, psikolojik açı dan inceleyenlerse, beynin içinde "ufak bir insan"in olduğunu söylerler. bkz. Omurilik.

Yorum Yaz

Daha yeni Daha eski